İnsana En Büyük Zararı En Yakınındaki Verir

Dede torun ilişkisi yaşadığımız 90 yaşında bir komşuma ne zaman selam verip nasılsınız diye sorsam ilk söylediği şey:
“İyilik işte ne olsun, benim oğlan da evlenmedi.” oluyor.
“Siz” diyorum, “Niyazi amca siz nasılsınız, sağlığınız sıhhatiniz iyi mi?”
“İyi be, şükür. Evlen dedik zamanında oğlana; kız da bulduk ona ama kendi evlenmek istemedi, ne yapalım…” diyor.
“Geçenlerde” diyorum, “hastaneye gitmiştiniz, o ne oldu? Yoktur bir şeyiniz inşallah?”
“Yok yok, ne olacak… Güya bizim bulduğumuz kızla ilgili bir laf gelmiş. Bizim oğlana söylemişler. O gün bu gündür evlenmedi işte.” diye ekliyor.
“Hayırlısı olsun. Yapabileceğim bir şey olursa seve seve.” diyerek yarım adım geri atıyorum ve vücudumu oradan ayrılmaya hazırlıyorum ki:
“Sağ ol, olursa söylerim, sen de benim evladım sayılırsın. Bizimki de evlenmedi işte, beraber yaşıyoruz.” diyor.
“Evlenmeyen ne çok insan var artık, yalnız yaşayan da öyle.” diye yarım adım daha geriye atınca, kalın camlı ve numaralı gözlüklerin altından süzülüyorum.
Mıh gibi aklıma çakılan bir sözle topuklarımdan yere yapışıyorum, gidemiyorum:
“Öyle evladım, öyle de… Zaten olsa ne, olmasa ne… Benden sana bir dede sözü: İnsana en büyük zararı en yakınındaki verir.”
Tüylerim ürperiyor, soramıyorum.
“Hadi git, çok zamanını aldım.”
Sırtım sıvazlanıyor ve çivilenen ayaklarımı kaldırımdan zorla sökerek yola çıkıyorum.
Ona “Nasılsınız” diye soruyorum, bana hep oğlunu anlatıyor.
Doksan yaşında bir adamın “İyiyim”i hâlâ oğlunun hayatına bağlı.
Size “Nasılsınız” diye sorulduğunda, kimin hayatını anlatıyorsunuz?
Bu yazı, haftalık bültenim Bağlar ve Kopuşlar’ın 20. sayısıdır. Pazar sabahları yazıyorum.
Bültene abone ol
Bültenin diğer sayıları: Yaşlı Anne Babasına Bakan Kişi Kime Bakıyor? · Bunu Ancak Yapay Zekâ Bilebilir · Tüm sayılar →
P.S. Yetişkin birey ve çift danışmanlığı yapıyorum. Online veya İzmir’de yüz yüze. Detaylar web sitemde: umutcanakova.com/hizmetler





