Sandviç Nesil: Bakım Veren Kim?

Oğlun kabak sevmez, baban patlıcansız edemez. Eşin, baharatsız yemeğe zaten yemek demez. Bir kaşık almak isterdin ama sen de rende olursun belki bu yemekte?
İyisi mi bir sandviç yap kendine. Zaten çok da aç sayılmazsın bu lafları yemeye.
Tak tak tak! Kabaklar, patlıcanlar doğranıyor. Soğanlar rendeleniyor. Eti de pişmeye bırakmışsın.
Bu seferki farklı bir türlü olacak. Ama biraz uzun mu sürüyor sanki bu yemek yapma işleri?
Altıncı kez bölündüğü içindir belki yemek yapma işin.
İçeriden bir ses, yedinciye sana sesleniyor. Pink Floyd şarkısına da benzemez bu seslenişler:
— Alo! Kimse yok mu orada! Hop! Nerdeseniz be! Gelin, damat! Torun! Piç. Yok mu kimse be!
— Ne oldu acıktın mı baba?
— Yok. Git su getir. Şu kırıkları da temizle sabahtan beri oradalar. Bağırıyorum bağırıyorum duymuyorsun ki.
— İçerdeydim baba, mutfakta.
— Suyu getir de sonra nereye anasının gözüne gidiyorsan oraya git. Oğlun nerede, tekne kazıntısı?
— Dışarda baba.
— Neresi?
— Dışarda, arkadaşlarıyla birlikte.
— Kopuk uçurtma. İyi git. Hadi yaylan biraz.
— Baba ilaçlarını içtin mi sen?
— Ne?
— İçtin mi ilaçlarını?
— Ne tıraşı?
— Haplarını diyorum baba, ilaçlarını aldın mı, içtin mi? Yuttun mu haplarını?
— Soruyor bir de bak şuna… Şuna bak! Cık cık… Ver ver, suyla ver hadi. Suratsız şey.
Tık tık tık! Sarımsak lezzet verir. Tansiyona da iyi gelir. Yemek dışında her şeyi düşünürsen, öyle kesersin parmağını.
Sevgini katmışsın, elinin lezzeti geçmiş. Baharat da ekledin mi tamamdır bu iş.
İçinden neler geçiyor? Elindeki bıçağı yavaşça yerine bırak. Fazla kaçtı ama tuzsuz olmasından iyidir, bırak boşver. Az su ekle, geçer.
Ama su katınca geçmeyenler de var işte. Sen istemedin ki sandviç olmayı? Sen, kime nasıl yemek yapacağını şaşırdın sadece.
Yemek lezzetli ama… Kimin içindi bu yemek şimdi?
Yaşlı anne babaya bakmak neden bu kadar yorucu?
Yaşlı anne babaya bakmak yorucudur çünkü çoğu zaman tek bir role değil, aynı anda birden fazla role bakım vermek demektir.
Aynı anda hem çocuğuna hem yaşlanan ebeveynine bakan kişiye sosyal hizmet alanında “sandviç nesil” deniyor; kavramı 1981’de Dorothy Miller ortaya attı. Miller’ın asıl dikkat çektiği şey, bu kişilerin kendi duygusal ihtiyaçlarının görünmez kalmasıydı: herkesin ihtiyacı sırayla karşılanırken bakım verenin ihtiyacı sıraya bile girmiyor.
P.S. Yetişkin birey ve çift danışmanlığı yapıyorum. Bir ihtimal diye paylaşıyorum: umutcanakova.com/hizmetler
Geçen hafta susmanın ilişkilere ne yaptığını konuşmuştuk, buradan okuyabilirsiniz.
Bağlar ve Kopuşlar’ın tüm sayıları burada.
Bu yazı Bağlar ve Kopuşlar bülteninin 15. sayısıdır. Her pazar sabahı e-posta kutuna gelmesini istersen buradan abone olabilirsin.





